Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Uzmanlık Alanları

HAKKINDA

Prof. Dr. Toygar Toydemir

Dr. Toygar TOYDEMİR 1976 yılında doğdu. 1994 yılında Gaziantep Fen Lisesi’nden mezun oldu ve aynı yıl Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde tıp eğitimine başladı. Altı yıllık tıp eğitimini bitirdikten sonra 2001-2006 yılları arası Genel Cerrahi İhtisasını yapacağı Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesine atandı. Erzurum Palandöken Devlet Hastanesinde mecburi hizmetini tamamladıktan sonra 2008-2009 yılları arası klinik şefliğini de üstlendiği Adana Asker Hastanesinde askerlik görevini tamamladı. Evli ve 2 çocuk babası olan Dr. Toygar Toydemir iyi derecede İngilizce ve orta derecede İtalyanca bilmektedir.

Devamını Oku

Obezite Cerrahisi

Obezite Blog

OBEZİTE CERRAHİ: VİDEOLAR

Tüm Videolar İçin Tıklayın

Kimler Obezite Cerrahisi İçin Adaydır?

Öncelikli olarak obezitenin tedavisi diyet ve egzersizdir. Kişiye özgü diyet programları ve egzersizle kilo vermek en sağlıklı yoldur. Fakat biliyoruz ki kilo vermek maalesef kolay olmuyor ve çoğu kez verilen kilolar muhafaza edilemiyor. Yapılan çalışmalarda düzenli diyet ve egzersiz tedavisi uygulanan 100 hastanın ancak 4 tanesi 1 sene sonunda verdikleri kiloyu muhafaza edebilmiştir.

1991 yılında National Institudes of Health (NIH) tarafından yayımlanan konsesus kararlarına göre belirlenir:

1-Vücut Kitle İndeksi > 40 kg/m2 olan obez hastalar

2-Vücut Kitle İndeksi > 35 kg/m2 olan ve şişmanlığa bağlı şeker hastalığı, hipertansiyon, uyku-apnesi, kalp hastalığı, polikistikover vb sistemik hastalıkları olan obez hastalar

Obezite Cerrahisi Hakkında Genel Bilgiler ve Tarihçesi

İlk obezite ameliyatı İsveçli bir cerrah olan Victor Henrikson tarafından yapıldı. Dr. Henrikson morbid obez bir kadını, kilo verdirmek amaçlı ameliyat etmiş ve ince barsağının 105 cm lik kısmını çıkartmıştır. İnce barsağın hangi bölümünü çıkardığı ve neden 105 cm tercih ettiğini yazısında belirtmemiştir. Hastanın ilk dönemlerde kilo vermeye başladığını bildirmiş fakat 6 ay sonraki kontrolünde hastanın ameliyat öncesine göre 2 kg daha ağır olduğu görülmüştür. İnce barsağın küçük bir kısmının çıkarılması kalan kısımlar tarafından tolere edilmiş ve emilim bozukluğu gelişmemiştir. Daha sonra 1954 yılında Dr Kremen tarafından ilk Jejeno-ileal bypass denilen ince barsağın ilk 25 cm si ile son 10-15 cm sini birbirine bağlanıp neredeyse ince barsakların%90-95 ini devre dışı bırakan ameliyat geliştirildi.

Ameliyat olmayı çok istiyorum ama çok korkuyorum. Obezite ameliyatları çok risklimidir?

Tıp alanında her cerrahi girişim doğal olarak bir risk içerir. Ancak sanılanın aksine obezite ameliyatlarının riski diğer karın içi ameliyatlardan çok farklı değildir. Obezite ameliyatlarına bağlı ölüm riski %0.1 dir. Kanama (%2), mide kesilme hattından kaçak olması (%1-2) ve bacak damarlarında pıhtı oluşması (%0.1) prosedüre özgü diğer komplikasyonlardır. Bu komplikasyon oranlarının en aza indirilebilmesi için en önemli parametre cerrahi ekibin tecrübesidir. Unutulmamalıdır ki , Obezite ameliyatlarındaki risk, morbid obez olmanın hastaya yüklediği riske oranla çok daha düşüktür.

Şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve uyku apnesi gibi hastalıklar bu ameliyatlara engel mi?

Bu hastalıkların hiçbiri ameliyata engel teşkil etmeyip aksine aksine ameliyat sonrası bu hastalıklardan neredeyse tamamen kurtulunabileceği bilinmelidir. Tip 2 şeker hastalığı, hastalığın süresine ve şiddetine bağlı değişmekle beraber %70-95 , tansiyon hastalığı %50-90 ve uyku apnesinde ise %90-99 oranında düzelmektedir.